12/07/2010
BEKİR COŞKUN
Anayasa Mahkemesi iyi ki oto hırsızlığı davalarına bakmıyor…
Baksaydı; kullanma hakkını çalana, ruhsatını sahibine, anahtarı bulana, otomobili başkasına teslim edebilirdi…
Ta ki onun aslında çamaşır makinesi olduğu anlaşılana dek…
(……….) Zaten Anayasa Mahkemesi‘nin enteresan kararlarından ilki bu değil… Daha önce de iktidarın “irticai faaliyetlerin merkezi olduğuna” karar verdikten sonra, “irticai faaliyetlerin merkezinin” memleketi yönetmesine karar veren yüce mahkemedir, Anayasa Mahkemesi…
*
Bu kez de verilen karardan kimsenin bir şey anlamaması bundandır… AKP‘nin önce kızıp sonra sevinmesi… CHP’nin önce sevinip sonra üzülmesi… Haşim Kılıç’ın (ki yeryüzünde hukukçu olmayan tek mahkeme başkanıdır) gerekçeli karar okunduğunda daha iyi anlaşılacağını salık vermesi… Gerekçeli kararın ise henüz yazılmamış olması… Tümü, kararın enteresan oluşundandır…
*
Benim anladığım ise: - Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı ile; Cumhurbaşkanı hukukçu olmayan yandaşlarını da Anayasa Mahkemesi ve HSYK üyesi yapabilecekti, şimdi sadece hukukçu olanlarını yapabilecek… - Anayasa Mahkemesi ve HSYK üyelerinin seçiminde ise; kendi kendine bir tek oy verenlerin seçilemeyeceğini hukuka uygun görmediler… Yoksa; iktidarın kendisini yargılayacak yargıçları kendisinin seçmesi… Adalet Bakanı ve müsteşarının yargıç ve savcıların kaderini belirlemesi… Cemaatlerin yüksek yargıya da egemen olma şansı, yerli yerinde duruyor…
*
Şimdi 12 Eylül’de referandum var… Umurunda mı acaba Türkiye’nin?.. Halkımız açısından bu; daha çok seçmene hediye paketi gözüktü demek… Makarna demek, nohut demek, kömür demek, üçlü kanepe demek, buzdolabı demek… Alıp, sandıkta “evet” diyeceksiniz… O kadar |